SUNUM ÖZETLERİ

SUNUM 1
Ad Soyad: Duygu Ergen MANGIR
Kurum Adı: Özel Çakabey Okulları
Seviye İlkokul; (1)
Sunum Özeti: Kariyerimi Biçimlendiriyorum; İlk Adımı Atıyorum Projesi

Etkinliğin amacı; İlkokul 3. sınıf öğrencilerinin kendilerini tanıma, hedef belirleme, karar verme, yaratıcı düşünme ve sunum yapabilme becerilerinin gelişimini sağlamak, özgüven gelişimlerini desteklemek ve meslekler hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamaktır.
Etkinliğin amacına yönelik planlanan hedefleri: Öğrencilerin güçlü yönlerini fark etmesi, öğrencilerin hedef belirlemenin önemini kavraması, öğrencilerin kendi yaş düzeylerine uygun hedefler belirleyebilmesi, öğrencilerin hedeflerine ulaşabilmek için planlı ve programlı olmayı öğrenmesi, öğrencilerin hedeflerine ulaşabilmek için ders çalışma tekniklerini öğrenmesi, öğrencilerin belirledikleri hedefler doğrultusunda kendilerine uygun sunum teknikleri kullanarak kendi özgün çalışmalarını paylaşabilmesidir.
Etkinliğin odaklandığı sorun ya da sorunlar: Meslek seçimi, insan yaşamının en önemli kararlarından biridir. Bu nedenle bu kararı bireyin kendisi vermelidir. Bireyin meslek seçimi kararını verebilmesi için meslek gelişim görevlerini tamamlaması ve meslek seçme olgunluğuna erişmiş olması gerekmektedir. Bu dönem içerisinde çocuğun kendini ve meslekleri tanıması için çeşitli öğrenim ortamları düzenlenmelidir. Bu projede öğrencilerin yaş dönemi özellikleri göz önünde bulundurularak karar verme ve yaratıcı düşünme becerilerinin gelişimini desteklemek ve meslekleri tanımalarını sağlamak amaçlanmaktadır. Ayrıca öğrencilerin hedeflerine ulaşabilmeleri için öncelikle planlı ve programlı çalışmaları gerektiği ve ders çalışmayı bilmeleri gerektiği vurgulanmaktadır.

 

SUNUM 2

Ad Soyad: Sibel Tahtalı
Kurum Adı: Arı İlköğretim Kurumları
Seviye İlkokul (1)
Sunum Özeti: Sosyal Beceri Eğitimi Programı
Özel Arı Okulları, “Motivating Interest and Determination to Success” adlı proje ile Comenius Programına dahil olmuştur. Bu proje ile çağın gereklerine uygun sosyal becerilere sahip, başkaları ile iyi ilişkiler kurabilen, toplumsal kurallarla çatışmayan ve toplumsal değerlere saygılı, sorumluluk alabilen, kendi haklarına sahip çıkan ve başkalarının haklarına saygı gösteren yani sosyal yeterlilik gösteren bireyler yetiştirebilmek için ilkokul 1-4. sınıflar düzeyinde sosyal beceri eğitimi uygulamalarının yürütülmesine karar verilmiştir. Bu amaç doğrultusunda, öğrencilerin yetersizlik yaşadıkları sosyal beceriler ile ilgili programlar oluşturularak okul ve sosyal yaşama uyumu sağlamada yaşamsal önem taşıyan becerilerin öğrencilere kazandırılması amaçlanmıştır Hazırlanan “Sosyal Beceri Kontrol Listesi” ön test olarak öğrencilerin sosyal becerileri ile ilgili yeterliliklerini ölçmek için kullanıldı. Her sınıf düzeyinde her öğrenci için sosyal beceri profili oluşturuldu. Böylece her sınıf düzeyinde çalışılması gereken sosyal beceriler saptandı: Her sınıf düzeyinde belirlenen eksik beceriler programın içeriğini oluşturdu. Programlar haftada bir saat olarak uygulandı. Programın uygulama sürecinden sonra Sosyal Beceri Kontrol Listesi son test olarak uygulanmıştır. Ön test ve son test sonuçları karşılaştırılarak programın değerlendirilmesi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar bize 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında 1-2 ve 3. Sınıflara uyguladığımız Sosyal Beceri Programının, okul ortamında öğrencilerin ihtiyacı olan birinci sınıflarda duyguları ifade etme ve öfke kontrolü, ikinci ve üçüncü sınıflarda baş etme becerilerinin kazandırılmasında etkili olduğu görülmüştür. Sosyal Beceri Eğitimi Programı, PDRM uygulamaları kapsamında okulumuzda sürdürülmektedir.

 

SUNUM 3

Ad Soyad: Filiz KOÇAK & Yelda ARSLAN BAŞTIMAR
Kurum Adı: Terakki Vakfı Özel Şişli Terakki Tepeören Kampüsü
Seviye İlkokul (2)
Sunum Özeti: Yaşama güçlü katılmak; Sosyal-Duygusal beceriler

Sosyal duygusal beceri, başka insanlarla iyi ilişkiler kurabilmek, bu ilişkileri sürdürebilmek ve verimli bir şekilde yönetebilmek demektir. Bir başka deyişle, sosyal duygusal becerileri yüksek olan insanlar, karşısındakinin mesajlarını doğru yorumlayabilir, ihtiyaçlarını kolayca sezebilir ve daha kolay empati kurabilirler. Ancak kendi duygularımızı tanıdıkça, bu duyguları yönetebildikçe sosyal ilişkilerimiz daha olumlu anlamda gelişir. Sosyal beceriler, kişinin kişisel haklarını savunabilmesini, kendisine ters gelen istekleri geri çevirebilmesini, gerektiğinde başkalarından yardım isteyebilmesini kolaylaştırmaktadır.
OKUL ORTAMINDA YAPILABİLECEKLER
Okul ortamında önleyici rehberlik kapsamında yapılabilecek çalışmaları 3 ana başlık altında toplayabiliriz:
1) Öğretmenlere Yönelik
Öğretmenlere yönelik yapılabilecek çalışmaları da iki başlık altında ele alabiliriz. İlki farkındalık yaratma amaçlı bilgilendirici sunumlar, grup çalışmaları ve toplantılar. İkinci olarak da bu bilinci destekleyen çalışma ve etkinlik örnekleri ile ilgili doküman sağlamak.
2) Öğrencilere Yönelik
Öğrencilere yönelik yapılabilecek çalışmaları da rehberlik etkinlikleri, oyun odasının kullanımı ve grup çalışmalarında kullanılmak üzere üç başlık altında ele alabiliriz.
- Empati becerisini geliştirmek: Duyguları tanımak ve isimlendirmekle başlayıp karşımızdakini anlayabilmekle devam eden süreç içerisinde farkındalık arttırıcı çalışmalar yapmak.
- Dürtü kontrolü konusunda bilinçlendirmek: Baş etmesi zor duygular karşısında verilebilecek uygun tepkileri konuşup davranış repertuarlarına katmalarına yardımcı olmak ve kendini sakinleştirme yöntemlerini öğretmek.
- Sorun çözme yöntemlerini öğretmek: Her iki taraf için de güvenli, adil ve işe yarayan çözüm alternatiflerini üretebilmeleri ve en uygununu seçebilmelerine destek olmak.
3) Velilere Yönelik
Konferanslar, grup çalışmaları ve bültenler aracılığı ile konu ile ilgili farkındalık yaratmak ve okul ortamında kullanılan yöntemlerle ilgili bilgi vermek.

 

SUNUM 4

Ad Soyad: Çağrı Tekeli-Meltem Yamanyılmaz
Kurum Adı: Özel Tarsus Sağlık ve Eğitim Vakfı İlköğretim Okulu
Seviye Ortaokul (2)
Sunum Özeti: İmgeden Gerçeğe

İmgeden Simgeye çalışması ile hedefimiz, güdülenme ile ilgili farkındalık yaratmaktır. Grup üyelerinin yaşam ve başarı ile ilgili değerlerini, mesleki amaçlarını netleştirmelerine ve kendi motivasyon kaynaklarının farkına varmalarına yardımcı olmaktır. Bu amaçları gerçekleştirirken sistemik terapi yöntemi de göz önünde bulundurarak değerlendirme yapmak ve katılımcıların içsel süreçlerini somutlaştırırken yaratıcı drama yaklaşımından yararlanmak. Böylece grup üyelerinin farkındalığını arttırırken kendilerini ifade konusunda onlara özgür bir ortam sağlamak.

 

SUNUM 5

Ad Soyad: Şükran DEMİRCİOĞLU
Kurum Adı: Darüşşafaka Ortaokulu
Seviye Ortaokul (1)
Sunum Özeti: Bilişsel Davranışçı Tekniklerle Enkoprasis

Vaka Analizi Enkoprasis, çocuğun dışkısını tutma ve bırakma işlevini kontrol edebileceği yaşa gelmiş olmasına karşın, istemli ya da istem dışı olarak dışkısını uygun olmayan yerlere bırakma ile belirlenen bir bozukluktur. Özellikle okul öncesi, ilk ve ortaokul yıllarında gözlemlenen bir davranış bozukluğu olan enkoprasis, bu kademelerde çalışan psikolojik danışmanların sıkça karşılaştığı bir olgu olmuştur. Bu çalışmayla vaka paylaşımı üzerinden okul psikolojik danışmanlarının, çocukların dışkı tutmaları ardındaki nedenleri kavramaları ve Bilişsel Davranışçı Teknikleri kullanarak alternatif çözüm yolları üretebilmeleri amaçlanmıştır.

Ad Soyad: Çağrı Tekeli-Meltem Yamanyılmaz
Kurum Adı: Özel Tarsus Sağlık ve Eğitim Vakfı İlköğretim Okulu
Seviye Ortaokul (2)
Sunum Özeti: İmgeden Gerçeğe

İmgeden Simgeye çalışması ile hedefimiz, güdülenme ile ilgili farkındalık yaratmaktır. Grup üyelerinin yaşam ve başarı ile ilgili değerlerini, mesleki amaçlarını netleştirmelerine ve kendi motivasyon kaynaklarının farkına varmalarına yardımcı olmaktır. Bu amaçları gerçekleştirirken sistemik terapi yöntemi de göz önünde bulundurarak değerlendirme yapmak ve katılımcıların içsel süreçlerini somutlaştırırken yaratıcı drama yaklaşımından yararlanmak. Böylece grup üyelerinin farkındalığını arttırırken kendilerini ifade konusunda onlara özgür bir ortam sağlamak.

 

SUNUM 6

Ad Soyad: Berrak AKAGÜNÜZ & Vildan KOCAOĞLU
Kurum Adı: Alkev Okulları
Seviye K12 (1)
Sunum Özeti: Film analizi yöntemi ile aile dinamikleri ve romantik ilişkiler

Sinema insanın aynasıdır. Gündelik hayatın sanatsal ve kurgusal bir aktarımıdır. Aslında her rol gerçek hayattan bir kesittir(Solmuş, 2011). Oyuncular da insanın hayalleri, umutları, kaygıları ya da acılarının perdeye yansımış halleridir. Birçok filmde, insanın oyuncularda kendini bulması, benzer sorunları yaşayan bir oyuncunun bu sorunlarını nasıl çözümlediği ya da çözmeye çalıştığını gözlemlemesi, bireyin duygusal paylaşımı ve çözümlemeleri adına psikoterapötik bir etkiye sahiptir. Böylece birey, izlediği bir filmdeki karaktere kendini yakın hisseder, o kişinin duygu, düşünce ve davranışlarını gözlemleyerek kendi içsel yolculuğuna başlar. Çeşitli durumlarda zorluklar ve çatışmalar yaşayan karakter ile özdeşim kuran birey aynı zamanda kendisinin yapmadığı/ yapmayı göze alamadığı davranışların da sonuçlarını görerek bir rahatlama ve içgörü yaşar. Bu bağlamdan yola çıkarak, "Veli Film Atölyeleri" aile eğitimi çalışmalarına farklı bir yaklaşım kazandırmak, aile dinamiklerinin daha iyi anlaşılması ve bilginin işlevselliğini arttırmak amacıyla planlanmıştır. Bildiride “Film Atölyeleri”nde, gerçekleştirilmiş olan iki filme yer verilecektir. Birinci film olan "İlk Aşk" filminde; ailede öz güven, aile içi iletişim, aile dengesi, aile içi duygusal yaşantılar, ailenin dinamiklerinden oluşan Satir ve Bowen’ın aile terapisi kuramsal kavramları açıklanacaktır. Bu bağlamda konuyla ilgili olarak aile dinamikleri, sağlıklı iletişim, ailede sınır kavramı, kök ve çekirdek aile kavramlarına değinilerek psikolojik tahliller ve filmdeki rollerin analizlerine yer verilecektir. İkinci film olan “Bizim Hikayemiz” filminde de benzer şekilde aile dinamikleri, romantik ilişkiler, sağlıklı aile kavramları, boşanma sürecinde aile kavramları “Transaksiyonel Analiz” kuramı çerçevesinde ele alınacaktır. Bu süreçte, filmde üzerinde durulan ilgili kavramların yer aldığı sahneler kısa film olarak izletilecektir. Filme ilişkin analizler yapılırken ailelerin süreci yaşantısal olarak deneyimleyebilmeleri, kendi aile dinamiklerine ve anne-baba-çocuk ilişkilerine farklı bir gözle bakma fırsatı bulabilmeleri hedeflenmektedir. Bu çalışmada, alanda çalışan psikolojik danışmanların aile eğitim çalışmalarında kullanabilecekleri yeni bir çalışma modeli örneği sunmak amaçlanmıştır.

 

SUNUM 7

Ad Soyad: Berrak AKAGÜNÜZ & Vildan KOCAOĞLU & İncilay ÖZDEMİR
Kurum Adı: Alkev Okulları
Seviye İlkokul (2)
Sunum Özeti: Öğrenme Ve Öğrenme Problemlerine Yeni Bir Bilişsel Yaklaşım

PASS-PREP programı- Okul Modeli" ALKEV Düşünme Becerileri Dersi “
Günümüz eğitim öğretim çalışmalarında öğrencilere “hak ettikleri” öğrenme ortamını sunmak en önemli amaçlardan biri olmuştur. Bu amaçla yapılan çalışmalarda öğrencilerin bireysel farklılıklarını merkez alan bir anlayış benimsenmektedir. Bu noktadan hareketle bir çok eğitim programı öğrencilerin öğrenme performanslarındaki bireysel farklılıkları belirlemeyi ve bu farklılıklardan yola çıkarak etkinlikler oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmadaki eğitim programının amacı; bilişsel süreçleri farklı olan öğrencilerin bu farklılıklarını tanımlayarak öğrencinin bilişsel performansını geliştirici ve destekleyici öğretim faaliyetlerini yapılandırmaktır. Bu amaçla; “Özel ALKEV Okulları” bünyesinde öğrenme performansını yükseltme amacıyla çalışmalar başlatılmıştır. Rehberlik Birimimiz tarafından anaokulu 5 yaştan itibaren tüm öğrencilerimize uyguladığımız bireysel tarama çalışmasıyla ihtiyaçlar belirlenmiştir. Bu tarama çalışmaları sırasında, öğrenme ve öğrenme problemlerini nöropsikolojik bir yaklaşımla ele alan ve PASS Teorisini temel alan ölçme araçlarından yararlanılmaktadır. Okul rehberlik birimimizin yürüttüğü bu tarama çalışmaları ile öğrencilerin öğrenme performanslarını etkileyen bilişsel süreçleri tanımlanmaktadır. Bu programın amacı, öğrencilerdeki bilişsel işlem farklılıkların yaratacağı düşük performansın desteklenmesi ya da yüksek performansın daha da verimli kılınmasıdır. Farklılaştırılmış Eğitim modeli uygulayan okulumuzun programın içeriğini oluşturan faaliyetler, hem okul müfredatının genelinde kullanılan planlara aktarılabilecek şekilde hem de çalışma grubu olarak uygulanabilecek şekilde programlanmakta ve gruplara alınan öğrencilerimizle haftada iki ders saati olacak şekilde çalışmalar yürütülmektedir.

 

SUNUM 8

Ad Soyad: Ayça Baysal ÖZBATIR & Seda ATASOY
Kurum Adı: TED Rönesans Koleji
Seviye İlkokul-Ortaokul (1)
Sunum Özeti: Bir beceri alanı olarak teknoloji ve sosyal medyanın eğitimde kullanımı

21.y.y’a doğan, yetişen çocukların ilgi alanları, iletişim kanalları, bilgiyi işlemleme biçimleri değişime uğramıştır. Onlar; teknoloji çağına doğan ve kendilerini ifadede bu kanalı son derece etkin bir şekilde kullanmaya hazır çocuklardır. İşte 21.y.y. eğitimcileri olarak, bu öğrencilerin dünyalarına girebilmek, bilgiye ulaşmalarında onlara rehberlik edebilmek için teknolojiyi uygun bir şekilde kullanmamız büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda hazırladığımız rehberlik uygulamalarıyla hedefimiz, önce dijital anketlerle öğrencilerin teknoloji kullanım alanlarını keşfetmek, sonrasında öğretmenlere, ailelere ve öğrencilere ulaşıp bu alanlardan bilgiyi ulaşır kılan eğitim modellerine rehberlik etmek, teknolojinin çocukların dünyasındaki kullanım alanlarını birer eğitim platformu haline getirmektir.

 

SUNUM 9

Ad Soyad: Hande OVALI & Cansu İDMAN
Kurum Adı: TED Ankara Koleji
Seviye Ortaokul (2)
Sunum Özeti: Rehberlikte öğretim teknolojilerinin kullanımı

Z kuşağı çocukları ya da dijital çocuklar diye adlandırılan öğrencilerle çalışıyor olmak teknolojinin nimetlerinden her alanda faydalanmayı gerekli hale getirmiştir. Artık eğitimde yalnızca bilgisayarı kullanmak yetmemekte, öğrencilerin dikkatini çekebilmek için hem görsel hem işitsel açıdan zengin olanaklar sunan programları ve uygulamaları kullanmak ve çeşitlilik sağlamak gerekmektedir. Bu nedenle sadece derslerde değil, rehberlik alanında da sunumlar ya da afişler hazırlarken klasik programlar yerine, farklı programları kullanmanın hem öğrencilerin ilgisini çekebilmek hem de onlara model olabilmek açısından önemli olduğu düşünülmektedir. Bu bağlamda öğretim teknolojileri kullanılarak yaratılan materyallerin kullanımının yaygınlaşması oldukça faydalı olacaktır. Kullanılabilecek program ve uygulamaların örneklerinden bahsedilecek sunumda bunların nasıl kullanılacağı ve materyal hazırlarken dikkat edilmesi gereken görsel tasarım öğeleri ve ilkeleri hakkında da kısa bilgiler verilecektir. Aynı zamanda da konuşmacılar tarafından bu program ve uygulamalar kullanılarak hazırlanmış materyaller de sunum içinde paylaşılacaktır. Bu materyaller; “prezi” ile hazırlanmış “siber zorbalık” ve “mesleki rehberlik” sunumları, “glogster” ile hazırlanmış “zaman yönetimi” ve “internetin güvenli kullanımı” ile ilgili posterler ve “moviemaker” ile hazırlanmış “hedef koyma” ve “zaman yönetimi” içerikli videolardır. Katılımcıların yukarıda adı geçen programlar hakkında ve rehberlik alanında yapılan çalışmaların teknolojik gelişmeler ışığında çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesi konusunda farkındalık sahibi olmaları beklenmektedir.

 

SUNUM 10

Ad Soyad: Özlem Erdemci Doğan
Kurum Adı: TED Ankara Koleji
Seviye İlkokul (1)
Sunum Özeti: İlkokul Çocuklarında Sorumluluk Bilinci Kazandırma Çalışması

Sorumluluk bilincinin küçük yaştan itibaren ilkokul seviyesindeki çocuklarda farkındalık kazandırmak ve davranışlarına yansımasını somut olarak görebilmek için yapılan çalışmaların bütünü. İlk hedef; öğrencimizin başarısından, arkadaşlık ilişkilerinden, davranışlarından ve yaşadığı çevreye karşı tamamen kendinin sorumlu olduğu konusunda farkındalık geliştirmek ve olumlu davranışlarını besleyerek, sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmesinde katkıda bulunmak. Geniş bakış açısı ile başlayan çalışma, ilkokul 1., 2., 3. ve 4. sınıfların gelişimsel ihtiyaçları ve kapasiteleri doğrultusunda bütün bir öğretim yılını kapsayan çalışmalar şeklinde planlanmıştır. Bu çalışmalar dışında, dönem sonlarında 1. ve 2. sınıfa ortak, 3. ve 4. sınıfa ortak kuşak programlar ile konunun geniş boyutunun, yaş düzeyine uygun anlatım, örnek ve görsellerle pekiştirilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma, bireysel seviyeden başlayarak, en genel noktada, yaşadıkları çevreye karşı sorumluluklarıyla sonlandırılmıştır. Yani, küçük yaştan itibaren, yaş düzeyi gereklilikleri olan günlük hayat için yerine getirilmesi gereken sorumluluklar öğrenci gözüyle tanımlanmış, davranışlarının arkadaşlık ilişkisindeki etkileri vurgulanmış ve yaşadıkları çevre için duyarlılık geliştirmelerine yardımcı olacak unsurlarda farkındalık geliştirmeleri hedeflenmiştir. Bu kapsama bakıldığında; sorumluluk bilinci ana başlığı altında, öğrencilerimizde olumlu davranış geliştirmeyi hedeflediğimiz zaman yönetimi, günlük akışı başarı ile devam ettirmesi için gereken beceri, sebep-sonuç ilişkisi kurabilme, gerekli sosyal becerileri oluşturabilme, olumlu okul iklimi, zorbalık-siber zorbalık gibi durumlardan kendini uzak tutabilme becerisi ve çevre duyarlılığı, program çerçevesinde ana başlıklar olarak yer alan konulardır. Her bir konu, özellikle küçük yaşlardan itibaren kazanılması durumunda, bireylerin yaşam kalitesini arttıran, hem sosyal alanda hem de akademik anlamda başarının sağlanmasında temel yapı taşlarıdır.

 

SUNUM 11

Ad Soyad: Şükran Evirgen
Kurum Adı: Küçükçekmece Belediye Anaokulu
Seviye Anaokulu (2)
Sunum Özeti: Okul öncesi Eğitimde Aile Katılımı

Erken Çocukluk Döneminde çocuklar hızla gelişirler. Bu dönemde okul-aile arasındaki uyum çocuğun gelişimine ivme kazandırırken aynı zamanda çocuğun okuldaki kazanımlarının sürdürülebilir olmasına olanak sağlar. Aileler çoğu zaman çocuklarını evde nasıl destekleyecekleri hakkında rehberliğe ihtiyaç duyarlar. Okulöncesi öğretmenleri ise programın önemli ayağı Aile Katılımı konusunda yeni yaklaşımlardan haberdar olmak isterler. Etkinlik örnekleri öğretmenlere aile katılımında yol gösterici niteliktedir. Bu sunum içeriği ailelerin evde çocuklarını destekleyici oyun aktivitelerini içerir. Aktiveler çocuğun gelişimsel ihtiyaçları göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. Sunum bazı oyunların katılımcılarla uygulanması ile son bulacaktır.

 

SUNUM 12

Ad Soyad: Süleyman TEKEREK
Kurum Adı: Kağıthane Rehberlik ve Araştırma Merkezi
Seviye İlkokul (2)
Sunum Özeti: Tehlike varsa hakkım da var!

Günümüzde öğrenci ve çocuk hakları her geçen gün önem kazanan toplumları çok yakından etkileyen konulardan biridir. Çocukların kendi haklarını bilmesi, -sevgi ve ilgi hakkı, sağlıklı büyüme ve yaşam hakkı, korunma hakkı, eğitim hakkı, ihtiyaçların karşılanması hakkı, kötülüklerden korunma hakkı, tedavi olma hakkı- ve karşılaştıkları olaylar karşısında nasıl davranacakları gerektiğini bilmelerini sağlamak çocukları daha güçlü hale getirecektir. Projemizin amacı çocuklarımızda okul ve veli işbirliği ile bu bilinç düzeyini oluşturmak ve toplumumuzun devamlılığını sağlayan çocuklarımızı istenmeyen tatsız durumlar karşısında nasıl davranmasını bilen güçlü bireyler olarak yetişmelerine yardımcı olmaktır. Projemizin ayırıcı yönü , doğrudan öğrenciye yönelik eğitimler verilmesi, öğrencinin bilinçlendirilmesi esaslıdır. Çocukların kendi haklarını savunması, normal bir tepkidir. Çocukların kanuni haklar yönünden bilinçlendirilmesi, bazı sorunların tek başlarına çözülemeyeceği bilincinin kazandırılması, hayır diyebilme becerisi edinilmesi, yardım alma ve sorunların paylaşılması davranışının kazandırılması önemlidir. Bu becerilerin çocuklarda kalıcı davranış değişikliği yoluyla oluşturulması projemizin ana amaçlarındandır. Proje kapsamında tüm Kağıthane bölgesindeki ilkokullar ve 5. sınıf öğrencilerini kapsayan bir çalışma yapıldı. Ön test sonuçları ile eğitimler ve uygulamalar sonrasında uygulanan son test skorları karşılaştırıldı ve anlamlı bir bilinç düzeyinde artış olduğu görüldü. Ulaşılan bilinç düzeyinin devamlılığını sağlamak için okulların belirli yerlerine poster ve afişler yerleştirildi.

 

SUNUM 13

Ad Soyad: Kamer Figen ÜRGÜPLÜ
Kurum Adı: İTÜ Özel Dr. Natuk Birkan İlkokulu ve Ortaokulu
Seviye İlkokul (1)
Sunum Özeti: Etkili Öğretmenlik Eğitiminin Öğretmenlerin İletişim Becerilerine Etkisi, Yüksek Lisans Tezi

Bu araştırmada, Bilkent İlköğretim Okulunda, birinci kademede görev yapan öğretmenlere verilen iletişim becerileri eğitiminin, öğretmenlerin iletişim becerilerine etkisini incelenmiştir. Araştırma, 1998-1999 Eğitim-Öğretim Yılında Bilkent İlköğretim Okulunda, birinci kademede görev yapan öğretmenler arasından eşleştirme yoluyla seçilen 20 öğretmenle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ön test-son test-izleme testi kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin iletişim becerilerini ölçmek için Korkut (1996) tarafından geliştirilen İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği (İBDÖ) kullanılmıştır. Araştırmaya katılan deneklerin seçimi için 42 öğretmene İBDÖ uygulanmıştır. Etkili Öğretmenlik Eğitimi Programına gönüllü olarak katılmak isteyen öğretmenlere öncelik verilmeye çalışılarak 12 kişilik bir deney grubu oluşturulmuştur. Öğretmenlerin İBDÖ puanları dikkate alınarak eşleştirme yoluyla sekiz kişilik kontrol grubu oluşturulmuştur. Deney ve kontrol gruplarının ön test puanları arasında fark olup olmadığına bakılmış, iki grup arasında ön test puanları açısından anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Araştırmacı tarafından, Thomas Gordon’un hazırladığı 12 oturumluk Etkili Öğretmenlik Eğitimi Programı haftada bir gün, 100 dakika olarak deney grubuna uygulanmış, kontrol grubuna herhangi bir işlem yapılmamıştır. 12 haftalık uygulama sonrasında İBDÖ uygulanmıştır. Programın kalıcılığını anlamak için 12 hafta sonra da izleme testi uygulanmıştır. Araştırmada deneysel işlemden elde edilen verilerin analizinde deney grubunun ön test ve son test, son test ve izleme testi puanlarının karşılaştırılmasında Wilcoxon Testi kullanılmıştır. Araştırma sonunda deney grubunun ön test-son test puanları arasındaki fark .05 düzeyinde anlamlı (.002) bulunmuştur. Araştırmada deney ve kontrol grubunun ön test ve son test, son test ve izleme puanlarının karşılaştırılmasında Mann Whitney U kullanılmıştır. Araştırma sonunda test puanları arasındaki fark deney grubu lehine 05 düzeyinde anlamlı (.000) bulunmuştur. Sonuç olarak araştırma bulguları, Etkili Öğretmenlik Eğitiminin bu programa katılan öğretmenlerin iletişim becerileri üzerinde etkili olduğunu göstermiştir.

 

SUNUM 14

Ad Soyad: Fatma Nur ÖZÇELİK
Kurum Adı: İstek Uluğbey İlkokulu
Seviye İlkokul (2)
Sunum Özeti: Üst düzey düşünme becerilerinin gelişiminde kitap okumanın etkisi “ Kitap Mutfağı” grup çalışması

Kitap okumak bireyin öğrenme, kavrama, analiz ve sentez gücünü arttırır, yorumlarla yeni fikir üretme yeteneğini geliştirir. Okuma esnasında zihin, tanıma, ayırma, algılama, anlama, kavrama, karşılaştırma, çözümleme, birleştirme işlemleri yapar. Zihnin çok çabuk çalışabilmesi ve kendisinden beklenen görevleri yerine getirebilmesi için, ona yardımcı olmak gerekir. Bu da iyi bir okuma eğitimi demektir. Okuma becerisi kazanamamış bir kişi zihnini yeteri kadar kullanamaz. Kısacası okuma, insanın düşünce dünyasına genişlik ve derinlik kazanma, bilgi birikimini artırma, Entelektüel ihtiyaçların giderilmesine yardımcı olan bir faaliyettir. Okumanın çocukların zihinsel gelişimine kattığı faydayı göz önüne alarak “KİTABIN MUTFAĞI” projesi deneysel grup çalışması olarak uygulanmıştır. Proje öğrencilerin, kitap okumayı aktif hale getirerek üst düzey düşünme ve yaratıcılık becerilerinin geliştirilmesine katkı sağlarken davranışsal ve sosyal olarak öğrencilerin yeni ilişkiler kurmasına olanak sunmuştur. Çalışma grubu İstek Özel Uluğbey İlkokulu dördüncü sınıf öğrencilerinden oluşmuştur. 18 öğrenci ile yapılan çalışmanın ilk aşamasında henüz basımı yapılmamış Elma Yayınevinden “MOMO’NUN SARAYI” adlı eser seçilmiştir. Taslak halinde olan çocuk hikayesi öğrenciler tarafından okunmuş ve inceleme kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Küçük editörlük denemelerinin yapıldığı grup oturumları sonunda yazarla randevu planlanmış, paylaşım yapılmıştır. İkinci aşamada ise öğrenciler yeni kazanılan becerilerinden yararlanarak kendileri özgün bir eser oluşturmuşlardır. Grup oturumlarında öğrenciler çalışmalara istekle katılmış, eleştirel bakış açısına sahip bilinçli bir okur - yazar olmanın ilk temellerini atmışlardır.

 

SUNUM 15

Ad Soyad: Özen Yazğan
Kurum Adı: Bahçeşehir Koleji
Seviye İlkokul (1)
Sunum Özeti:
Büyüyünce Ne Olacaksın?
Yaşam ve Kariyer Yolculuğum Programı

Kişi bir kariyer seçtiğinde;
• Yaşamını nerede ve hangi koşullarda geçireceğine,
• Maddi kazanç düzeyine,
• Kimlerle ve nasıl bir yaşam sürdüreceğine,
• Kendini ifade etme biçimine,
• Yaşamı boyunca nasıl giyineceğine vb. pek çok etkene karar verir.

Donald Super, “Kariyer ve Yaşam Boyu Gelişim Teorisi”nde çocukluk döneminin kariyer seçiminin şekillenmesine olan etkisini ve önemini açıklar. Merak etme, keşfetme, bilgi edinme, rol modeller, ilgi alanları, içsel-dışsal kontrol, zaman algısı ve benlik kavramı gibi etkenler kariyer gelişiminde önemlidir. Bu nedenle çocukluk dönemini tesadüflere bırakmak yerine gelişimine katkıda bulunacak etkinliklerle zenginleştirmek çocuğun benlik algısının gelişmesine katkıda bulunur.
Ülkemizde kariyer seçimi genellikle lise yıllarında ailenin ve gencin gündemine giren bir konudur ancak çocukluk döneminden itibaren yapılacak çalışmalarla bu sürecin daha bilinçli hale getirilmesi sağlanabilir.
Buna yönelik Bahçeşehir Koleji PDR Bölümü tarafından hazırlanan “Yaşam ve Kariyer Yolculuğum” programında interaktif etkinliklerle öğrencilerin kariyer gelişimlerine yönelik portfolyolarını hazırlamaları sağlanıyor. Bu çalışmalarda aşağıdaki amaçlara ulaşılması hedefleniyor:
1. Kendini Tanımak
2. Kariyer Bilinci oluşturmak
3. Hayallere Yönelik Plan Yapma Becerisini Geliştirmek
Sunum içeriği, programın teorik alt yapısı ve uygulama örneklerini içerecek şekilde biçimlendirilmiştir.

 

SUNUM 16

Ad Soyad: Uğur MERT
Kurum Adı: TED İstanbul Koleji Vakfı Özel Lisesi
Seviye K12 (2)
Sunum Özeti: Geribildirimin Önemi ve Dijital Geribildirim Araçları

Bu sunumda danışman öğretmenlerin öğrencilere uyguladıkları, çoğu zaman da öğrencilerin çok ciddiye almadıklarını düşündükleri anket ve anlık geri bildirimlerin web 2.0 araçlarıyla nasıl yapılacağına ait uygulamalı ve interaktif bir çalışma yapılacaktır. Bu uygulamalar oyunlaştırma öğelerini de içerdiği için öğrencilerin ilgisini daha çok çekmekte ve motivasyonu artırmaktadır. Uygulamaların bazılarında öğrencilerin yanlarında her hangi bir akıllı cihazın bulunmasına gerek yoktur.

 

SUNUM 17

Ad Soyad: Zerrin YILMAZ
Kurum Adı: Anabilim Eğitim Kurumları
Seviye K12 (2)
Sunum Özeti: Hayattaki basarinin anahtarı : Kişilik Geliştirme Programı

Eğitim ve öğretim kavramları düşünüldüğünde görünen o ki, özellikle ortaokul ve lise öğrencileri için okullar, dersler, öğretmenlerle olan iletişim artık bilgi aktarımı hegemonyası üzerinden şekillenmiyor. Artık çocuklar için anne babalarının, ananelerinin dedelerinin anlattıkları eğitimci algısı değişiklik gösteriyor. Artık öğrencilerin, öğretmenlerinden bekledikleri ya da ihtiyaç duydukları şey daha farklı, “enter” tuşu ile zaten ulaşabilecekleri bilgilerin ezberletilmeye çalışılmasından daha fazla bir şeye ihtiyaçları var onların. Bilgiye ulaşmak kolay, peki onunla ne yapılacak? Sahip olunan bilgiler nasıl kullanılacak? Teknolojinin olumsuz etkilerinden olan bilgi kirliliği nasıl temizlenecek? Bilgi, iyiye, doğruya, ilerlemeye, insan haklarına saygıya nasıl entegre edilecek? Öğrenciler bilgi yığınları arasında kaybolmaktan nasıl kurtulacak? Bahsedilen çerçeveye eğitimciler açısından bakıldığında ise şu soruları sormak anlamlı olacaktır: Çağımızın öğrenci profiliyle ilgili en belirgin problem akademik yetersizlik mi yoksa davranışlarından kaynaklanan problemler mi? Biz eğitimciler, çocukların herhangi bir bilgiyi alamamış olmasından mı daha çok yakınıyoruz yoksa arkadaşlarına ya da çevrelerine karşı duyarsız, nazik olmayan davranışlarından mı? Empati becerisinden yoksun, acımasız yaklaşımlarından mı? Peki ya aileler? En büyük sorunları çocuklarının aldıkları notlar mı yoksa aralarında yaşanan iletişim sorunları mı? İşte bu noktada 21. yy eğitimcilerine öğrencilerinin kişisel ve sosyal gelişimlerini destekleyecek çalışmalar konusunda fazlaca görev düşünüyor. Sempozyumda, bu idealle oluşturduğumuz, anaokulundan liseye kadar öğrencilerimize ulaştığımız kişilik geliştirme çalışmaları hakkında değerli meslektaşlarımızla paylaşımda bulunmayı hedefliyoruz.

 

SUNUM 18

Ad Soyad: Berrin Baş
Kurum Adı: Freelance
Seviye K12 (2)
Sunum Özeti: Pozitif Eğitim

“Mutluluk ve Başarı” 21. yy’da “değişim” olgusu ve bunun eğitim anlayışına yansımalarının getirdiği en önemli konuların başında mevcut eğitim sisteminin akademik başarı odağını, en az akademik başarı kadar önemli olan ve akademik başarıyı da destekleyen esenlik (well-being) yaklaşımı ile dengelemektir. Tam da bu konuya odaklanan ve son 20 yılda psikoloji bilimine getirdiği farklı bakış açısıyla, bireylerin ve toplulukların esenliğini arttıran faktörleri anlamaya, keşfetmeye ve teşvik etmeye odaklanan Pozitif Psikoloji’nin eğitim alanı için çok değerli yansımaları bulunuyor. Okulların esenlik konusunda iki temel rolü bulunuyor: • Çocukların güçlü yönlerini keşfetmelerini ve bunları kullanabilecekleri ortamı sağlayacak bir müfredat/eğitim sunmak. Bu rol, mutluluk kaynağı olarak eğitim şeklinde düşünülebilir. Başka bir deyişle, okuldaki eğitim yaklaşımı, çocukların mutluluğunu besliyor. • Esenlik teorisi ve bu alandaki araştırmalar konusunda çocukları bilgilendirerek daha mutlu ve anlamlı bir hayat için neler yapabilecekleri konusunda bilinçlendirmek. Bu rol, mutluluk için eğitim şeklinde düşünülebilir. Pozitif Eğitim yaklaşımı başta ABD, İngiltere ve Avustralya olmak üzere dünyada eğitim gündeminin başında yer almaktadır ve bu alanda okullarda bilimsel araştırmalara dayalı uygulamalar başlamıştır. Ayrıca, 2014 yılı sonunda Pozitif Eğitim alanında uluslararası bir hareket başlamıştır. (http://www.ipositive-education.net, IPEN). Bu girişim, şu andaki eğitim sisteminin değişmesini ve her bireyin potansiyelini gerçekleştirebileceği, başarı ve esenliği (well-being) bir arada yaşayabileceği gelişen toplumlar yaratmayı amaçlıyor. Pozitif Psikoloji alanında uzmanlaşmış olan ve aynı zamanda IPEN’in Türkiye Temsilcisi olan Berrin Baş (www.berrinbas.com)*, sempozyumda bu çerçevede aşağıdaki konulara odaklanacaktır: • Pozitif Eğitim nedir? • Neden Pozitif Eğitim? • Mutluluk ve Başarı arasındaki ilişki • Pozitif Eğitim: Bilimsel Araştırma ve Uygulama Örnekleri .

 

SUNUM 19

Ad Soyad: Sevil ÖZTAN
Kurum Adı: Beylikdüzü Büyükşehir Ortaokulu
Seviye Ortaokul (2)
Sunum Özeti: Okulda tükenme ve öğrencilerin yaşam doyumu

İkinci kademe öğrencilerinin sınav sürecine girdikleri bu yaşlarda tükenme duygusu yaşamalarının nedeni- yaşam doyumu ile ilişkili midir sorunsalının değerlendirildiği bir çalışmanın sunumu yapılacaktır. Okulda tükenme ve öğrencilerin yaşam doyumu karşılıklı etkileşim içindedir. Bireyin çok boyutlu yaşam doyumunu arttıracak ve tükenmeyi azaltacak girişimlerde bulunulması, yaşam doyumuna ve mutluluğuna katkıda bulunacaktır. Tez çalışmam kapsamında ergenlerin psikolojik sağlıkları için yaşam doyumlarının arttırılması ile tükenmişliklerinin azaltacağı bulgusuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda öğrencilerin okulu, arkadaşları, çevresi ve aileleri ile kuracağı iletişimin daha iyi algılanmasına ve daha nitelikli rehberlik ve psikolojik danışma çalışmalarının yapılmasına zemin hazırlayacaktır.

 

SUNUM 20

Ad Soyad: Oğuzhan GÖZEK
Kurum Adı: Derin Beyin
Seviye İlkokul; (2)
Sunum Özeti:

Derin Beyin

Amaç; Bireylerin konsantrasyon, dikkat, algı, motivasyon, yaratıcılık, koordinasyon, denge, özgüven, öz yeterlilik, stres, çabuk düşünme, karar verme hızı, problem çözme, okuma hızı, hata yapma oranı, zeka artışı, gibi önemli konularda yardımcı olarak, artı motivasyon tekniklerimiz ve yepyeni antrenman metotlarımızla yaşam boyu sağlıklı bir bilişsel ve görsel sistem sunmaktır.
Gelişim beyindeki sinir bağlantılarının (nöron) sayısının artışı ile orantılıdır. Egzersizler ortalama haftalık bir saatlik çalışmalar ile hedefine ulaşmaktadır. Ortalama 1 saat olan bu çalışma zamanı da yaş ve çeşitli faktörler göz önüne alınarak uzman kadromuz tarafından programlandırılarak uygulamaya sunulmaktadır.
Egzersizlerin dizaynı klasik öğrenme modelinden farklılık göstermektedir. Egzersizlerin en önemli özelliği olan eğlence, sürekli farklı egzersiz gerçekleştirmenin öğrenme, stres ve konsantrasyon üzerinde etkisi olan dopamin ve kortizol seviyeleri üzerinde pozitif etkileri saptanmıştır. Bu motivasyon ve dikkat düzeylerini optimal seviyede tutmaya yarayan önemli bir faktördür.
Beynin farklı bölümlerini bir arada daha efektif kullanma imkanı sağlayan egzersizler ile görsel egzersizlerin birleşimi okuma hızında artış, okunan metnin daha hızlı anlaşılması, hafızadaki bilginin daha çabuk hatırlanması ve kullanılması, dolayısıyla daha çabuk ve doğru karar verme, yeni karşılaşılan bir durumda daha hızlı düşünmek gibi mantıksal ve sayısal yeteneği arttırma özelliği taşır.
Sempozyumda fark yaratacak, dinleyicilerin her dakikası heyecan duyacağı farklı materyaller kullanılarak aktif 30 dakikalık uygulamalı eğitim modelini ekibimle sunmaktan mutluluk duyarız.

 

SUNUM 21

Ad Soyad: Refika Yazgaç
Kurum Adı: ALTİS Nöroloji ve Psikoloji Merkezi/ Yeditepe Üniversitesi
Seviye K12 (2)
Sunum Özeti: Kendine yardım

Kendi kendine yardım beceresi kazandırmak, sorun olmadan baş etme becerisi kazanmayı öğretir. İnsanların doğasında kendine yardım potansiyeli vardır. Bu nedenle çocuk yetiştirmede çocuklara bu yeteneklerini unutturmadan onları desteklemenin ve öğretmenin önemi büyüktür. Psikolojik ve diğer rahatsızlıkların tedavisinde de kendi kendine yardım uygulanabilir. Çünkü sağlıklı kişi; sorunsuz kişi anlamına gelmez, sorun ortaya çıktığında sorunlarla baş edebilecek kişidir. Bugün artık kendine yardım düşüncesi ve kavramı, bir ideolojiyi, bir ideali, eylemi ve bir yaşam tarzını kapsayan bir bütün haline gelmiştir. Kendine yardım edebilen kişi başkalarına da yardım edebilen kişidir. Eylem, fikirlerin, bilgilerin, desteğin ve kaynağın, karşılıklı olarak değişimidir. Yaşam tarzı, bireysel ve ortaklaşa olarak, kişilerin birbirlerine ulaşarak yardım iletme ve yardım alma ve böylece hayatlarını zenginleştirme ve geliştirmedir. Kendine yardım, bağımsızlığı ve bağımlı olmamayı güçlendirirken, aynı zamanda da toplumu ve karşılıklı bağları da güçlendirmektedir. Diğer kişilere ulaşıp, onlarla iletişim kurulduğunda bundan hem bireyler hem de toplum yarar sağlar. Bu çalışmada ilk olarak kendi kendine yardım konusu genel hatları ile ele alınacak ve örnek uygulamalara yer verilecektir.

 

SUNUM 22

Ad Soyad: Uzm.Psikolog Sibel Sevim & Psikolojik Danışman Özgen Çankal Seçil
Kurum Adı: Takev Okulları
Seviye K12 (1)

Sunum Özeti: Nezaket ve Saygı; Bu Bir TAKEV Farkı

Toplumun varlığının ve kültürünün korunarak gelecek nesillere aktarılmasında kurulmuş olan eğitim sistemlerinin büyük rolü olmaktadır. Okulların mevcut eğitim sistemi içerisinde bilgi, beceri, kültürel ve ahlaki değer yargıları ile gelecek nesilleri hazırlamak, öğrencileri topluma uyumlu hale getirmek gibi işlevleri vardır. Özellikle günümüz toplumlarında gerek evrensel gerekse kültüre özgü değerlerin aktarılması işlevi daha fazla önem kazanmıştır; çünkü öğrenciler zamanlarının büyük çoğunluğunu okullarda geçirmekte ve yaşıtlarıyla en fazla birlikte olabildikleri sosyal ortamlar okulları olmaktadır. Ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2010-2011 Eğitim Öğretim yılında değerler eğitimine yönelik faaliyetlerin gerçekleştirilmesine yönelik genelge ile okullarda değerler eğitimine yönelik ders ve etkinliklerin yapılması istenmiştir. Ancak bunun çok öncesinde 1995 yılında Birleşmiş Milletlerin 50.yıl kutlamaları için hazırlanan ve UNESCO tarafından desteklenen “ Yaşayan Değerler Eğitim Programı (YDEP) “ okullar tarafından dikkate alınarak uygulamalar başlamıştı.
Öğrencilerimizin okulda ve okul dışında taşıdıkları Takev’li kimlikleri ile kendilerini görgü ve nezaket kurallarını içselleştirmiş davranışlarla ifade etmeleri hedefinden yola çıkarak bütün TAKEV Okulları yapılanmasında ailede başlayan ve okuldaki eğitimin bir parçası olan iletişim becerileri, görgü ve nezaket kurallarının yaşam alışkanlıklarına dönüşmesi projesini başlattık. Sloganımızı ise “NEZAKET VE SAYGI BU BİR TAKEV FARKI“ olarak belirledik. TAKEV OKULLARI Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü “Değerler ve Davranış Eğitimi” içerisinde yapılan uygulamalara ek olarak bu projede hedef odaklı bir çalışma planlanmıştır.

 

SUNUM 23

AD SOYAD: Yasemin ÖZER & Hatice DÖNMEZ
KURUM ADI: TED İstanbul Koleji Vakfı Özel Lisesi
SEVİYE: K12 (1)
Sunum Özeti; Motivasyon: Güç Kaynaklarımız

Motivasyon, hedefe yönelik bir davranış dizisini başlatan, yönlendiren, devamını sağlayan ve durduran bir davranışlar dizisidir. Öğrenme motivasyonu ise, öğrenen bireyin, öğrenme etkinliklerini anlamlı ve değerli bulması, bunlardan fayda sağlaması olarak tanımlanmaktadır. Motivasyon eksikliği çoğu zaman ders çalışmadan uzaklaşmayı ve eğitimle ilgili olmayan etkinliklere (arkadaşlarla zaman harcama, telefon görüşmeleri, televizyon izleme gibi) yönelmeyi beraberinde getirir.
Bu sunumda, motivasyon, okul ortamındaki önemi, motivasyon kuramları ve araştırmaları konularına değinilecektir. Ayrıca öğretmenlere, velilere ve öğrencilere yönelik yapılabilecek motivasyon etkinlikleri de paylaşılacaktır.

 

SUNUM 24

Ad Soyad: Derya ALTUNKAYNAK- Gülçin ÇEKMECELİGİL- Ebru ÜNLÜ- Türkan TURGUT
Kurum Adı: TED İstanbul Koleji Vakfı Özel İlkokulu
Seviye İlkokul (1)
Sunum Özeti:
ÖGEP Projesi ve Davranış Yönetimi Örnekleri

ÖGEP, öğrencinin akademik, davranışsal, kişisel (sosyal ve duygusal) ve öğrenme sürecine yönelik gelişimine destek vermek amacı ile uygulanan bir programdır. Okul müdürü, müdür yardımcıları, PDR bölüm başkanı, PDR uzmanları, varsa ilgili sınıf/branş öğretmenlerinden oluşan ÖGEP ekibi; her hafta düzenli olarak yaptığı toplantılarda uzun vadeli çalışma ve takip gerektiren durumlar için bir eylem planı oluşturarak sürecin öğrenci gelişimi için en hızlı şekilde ilerlemesini takip eder. Belirlenen eylem planı doğrultusunda yapılan düzenlemelerden ve süreç boyunca yararlanılan “davranışçı kuram” temelli uygulamaların örneklerinden bahsedilecek sunumda ek olarak TED İstanbul Koleji Vakfı İlkokulu olarak yararlandığımız diğer uygulama örnekleri ele alınacaktır.
Sunumun ikinci bölümünde ise, 4.sınıflarımızla yürüttüğümüz “Barış Elçileri” programı tanıtılacaktır. “Barış Elçileri”, çatışmanın doğal olduğu inancıyla öğrencilerin birbirleriyle yaşadıkları sorunlara karşı “kazan-kazan” çözümler ararlar. Bu programda öğrencilerin bunu yapabileceklerine ve bundan sorumlu olduklarına inanılmaktadır.

 

SUNUM 25

AD SOYAD: Funda Utku MAŞRAF
KURUM ADI: TED İstanbul Koleji Vakfı Özel Ortaokulu
SEVİYE: K-12 (1)
SUNUM ÖZETİ: İlişkilerde oynanan psikolojik oyunlar

Sosyal bir varlık olan insan diğer insanlarla yaşamak durumundadır. Bu birlikteliklerde ilişkiler oluşur. Yaşam içinde her an ilişki kurulur. İlişkiler birlikte yaratılır, hatta bazen de bozulur. İlişkilerin bozulması ya da yok edilmesi, insanlar arasında neler olduğunu analiz etmeyi gerektirir. Bu durumla psikolojik oyunlar gündeme gelir.
İnsanlar psikolojik oyunlar oynar ancak oynadığını bilmez. Yaşam bu şekilde oynaya oynaya şekillenir. Oyunun iyisi, kötüsü olur. Kötü olunca aynı olumsuz durumlar tekrarlanır durur. İş bu ki, ilişki kalmaz, duygusal öfke, çökkünlük vb. olur, kaybedişler yaşanır.
Ruhsal oyunlar aslında kazanmak için oynanır ancak sonuç umulduğu gibi olmaz. Herkesin ilişki içinde favori rolü ya da rolleri olur. Bu rollerle ilişki içinde var olunur. İlişkide farkında olmaksızın bu roller değişerek kişinin kendi oyunlarını oluşturur.
Bu çalışmanın amacı insanların neden psikolojik oyunlar oynadığını, hangi rollerle hangi oyunları oynadığını ve bu oyunlara girmemek için neler yapabileceğini paylaşmaktır. Bu çalışmayla katılımcılar ruhsal düzeyde oynanan bazı favori oyunları, rolleri ve öğrencilerin oynadıkları bazı oyunları fark edeceklerdir. Psikolojik oyunlar ve oyunların analizinde Transaksiyonel Analiz yaklaşımı temel alınacaktır.

 

SUNUM 26

AD SOYAD: Yeşim GÜDEN
KURUM ADI: TED İstanbul Koleji Vakfı Özel Ortaokulu
SEVİYE: Ortaokul (1)
SUNUM ÖZETİ: Kaygının seramik hamuruna yansıması

21. yy’de değişen eğitim sistemleriyle öğrenciler eğitim ve öğretimlerinde zorlayıcı koşullar ile karşılaşıyorlar. Başarılı olmalarının yanı sıra sistem onların üzerine adeta bir yük getiriyor. Okulda öğrenme sürecinin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi, öğrenmeden haz almanın yerini not ve sınav kaygısına bırakıyor. Kaygı nedir? Kimler kaygılanır? Her sınanan kişi kaygılanır mı? Kaygı bir kader mi? Yoksa koşullar mı kaygıyı oluşturur? Kaygı yönetilir mi? Tüm bu soruların cevaplarını aramak üzere 8. sınıf öğrencileri ile bir çalışma yapılmıştır.

Bu çalışmanın amacı, 8. Sınıfa devam eden TEOG sınavına girecek olan öğrencilerin sınav kaygılarını fark etmeleri ve yönetmeleri için gerekli becerileri sağlamalarına yardımcı olmaktır. Çalışma 8. sınıflara resim dersinde seramik atölyesinde şube şube uygulanmıştır.

Bu çalışmada çeşitli egzersizlerle duygular çalışılmıştır. Öğrencilerin içsel süreçlerini seramik hamuru ile ifade etmeleri sağlanmıştır. Sonuçların çarpıcı olduğu gözlenmiştir. Seramik hamuru ile kendini ifade eden çocukların yaşadıkları süreçler somut bir şekilde anlaşılmıştır. 21. yy eğitimcilerine kaygı ve kaygının yansımaları konusunda bu çalışmanın rehberlik edeceği düşünülmektedir.

 

SUNUM 27

AD SOYAD: Nazlı AKAY
KURUM ADI: Özel İstek Kaşgarlı Mahmut Anaokulu
SEVİYE: Anaokulu (2)
SUNUM ÖZETİ: Teknoloji Çağında Değer Okuryazarlığı

Milli Eğitim Bakanlığı, k12 seviyesinde her okul kademesi için (anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise) her ay bir değerin çeşitli etkinlikler çerçevesinde öğrencilere kazandırılmasını hedefleyen bir Değerler Eğitimi modeli uygulamaktadır. Ancak söz konusu sistemin içinde işlenmesi hedeflenen değerler teknoloji ve hızın ön plana çıktığı dönemin ruhuna karşıt olarak konumlandırılmıştır.

Teknoloji kullanımının anaokulu çocukları düzeyine indiği günümüzde, değerler eğitiminin teknolojiyi yok sayan bir bakış açısındansa, teknoloji çağına uyum sağlamayı da hedefleyen bir bakış açısı geliştirmesi öğrenciler için daha olumlu sonuçlar doğurabilir.

Bu sunumda, söz konusu bakış açısı derinleştirilecek ve bu bakış açısına uygun olabilecek potansiyel değerlerin dinleyicilerle tartışılması sağlanacaktır.

 

SUNUM 28

AD SOYAD: Nehir KUYURTAR
KURUM ADI: TED İstanbul Koleji Vakfı Özel Anaokulu
SEVİYE: Anaokulu (1)
SUNUM ÖZETİ: Çocukların Korkuları ve Anlamları

“Korku, insanın insan aşamasına ulaşabilmesi için ödediği bir bedeldir.”
Varoluşçu ve Psikiyatrist Knapp

Hemen hiçbir çocuk yoktur ki, ruhunda bir takım korkular yer almasın. Bu korkulardan kiminin bir nedeni yoktur ve anlaşılacak gibi değildir, elle tutulur, gözle görülür bir kaynaktan çıkıp gelmez. Korkular gerçek ve gerçekdışı (irreel korku) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Gerçek korku açık seçik nedenlere dayanan korkudur. Gerçekdışı korku ise bir nedene bağlı olmaksızın duyulan korkudur ve bilinçdışı nedenlerden kaynaklanmaktadır (Zulliger, 2014). Çocukların bu gerçekdışı korkuları yok edilmek isteniyorsa, öncelikle bunların arka planlarında saklı nedenleri araştırmamız ve anlamamız gerekir. İşte bu sunum, çocuk korkularının neler olduğunu belirlemek, onların, psikanalitik kuram ışığında bilinçdışı anlamlarını açığa çıkarmak ve çocukların bunlarla nasıl başedebilecekleri üzerine düşünmeyi ve düşündürmeyi amaçlamaktadır.